Perşembe , Mayıs 23 2019
Anasayfa / Blog / Ölmeden önce izle! (2013)

Ölmeden önce izle! (2013)

Arkadaşlarımın bir çoğu “Bana bir film önerin ya izleyecek film yok” (Öyle de kibarlardır) gibilerinden sohbet esnasında veya bir çok sosyal ağlarda yakınırlar. Zor bir durum, kimin neyi izlediğini veya izlemediğini, hangi tür filmlerden/aktörlerden hoşlandığını bilemessin.

Öyle ki; soru sorulduktan 10dk sonra soru unutulur ve filmler hakkında sohbet edilir. Bu nedendendir ki ben de bu tür bir yazı yazıp benim acizane önerilerimden arkadaşlarım ve google ziyaretcilerimin faydalanmasını istedim.

Şunu belirteyim: Ben sadece filmleri sadece öneriyorum! Yani “ben beğendim arkadaş! Bence sen de izlemelisin…” demeye getiyorum olayı, yoksa “ben filmlerden anlarım nan! İzle bunu muhakkak!” gibi bir durum söz konusu değil.

İlk onu ayrıntılı bir şekilde aktaracağım, öncelikle bu filmleri izlediğinizi var sayarak size öneride bulunacağım. Eğer ki, bu filmleri izlediniz ve beğenmediyseniz ilk ondan sonra önereceğim filmleri izlediğinizde de büyük olasılıkla beğenmiceksiniz. Bu açıdan ilk on önemli…

Fight Club – (1999)

DÖVÜŞ KULUBÜ

Yönetmen: David Fincher

Oyuncular: Brad Pitt, Edward Norton, Helena Bonham Carter, Meat Loaf

Oregon Üniversitesinde yüksek lisansını yapan Chuck Palanhiuk’un uzak olmayan bir gelecekte geçen ve kafası karışık genç bir erkeği konu alan romanından yola çıkılarak çekilen Fight Club’da filmi anlatan, ünlü bir otomobil firmasında iyi bir işe sahiptir. Tek düze yaşamı kronik uykusuzluk sorunuyla çekilmez bir hale gelmiştir. Ailesi ve yakın bir arkadaşı olmayan Jack doktorunun tavsiyesi üzerine kanserli hastaların terapi grubuna katılır.

Where is My Mind?

“Dinleyin Sürüngenler! Sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz! Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz!”

” Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Simdi bunu anlamaya başlıyoruz. ”

“ Sahip Oldukların bir gün sana sahip olur”

Neden birinci sırada Fight Club var?

Çünkü bu bir film değil, fark ettirmeden tüm dünyayı ele geçiren “sistem”i eleştiren bir sanat eseri. Saçma mı geldi? Yoksa sana göre “vurdulu-kırdılı” bir film miydi bu? Cevabın evet ise film hakkında bir araştırma yapıp tekrar izlemeni tavsiye ederim kardeşim. Sonra bana hak vereceksin…


Departed – (2006)

KÖSTEBEK

Köstebek, Massachusetts Eyalet Polisi’nin şehrin en büyük suç organizasyonunu çökertmek için geniş çaplı bir mücadele başlattığı Güney Boston’da geçiyor. Amaç, güçlü mafya babası Frank Costello’nun (Jack Nicholson) egemenliğine içeriden bir müdahaleyle son vermektir…

Yönetmen: Martin Scorsese

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Matt Damon, Jack Nicholson, Mark Wahlberg

“Bazı insanları çevresi yaratır, bazı insanlar çevresini yaratır.”

Her an tetikte bekliyorsunuz ama sonuna kadar kontrol etmeniz mümkün değil, bağımsız ilerliyor.Bir asansör sahnesi var ki o sahneye gelene kadar içiniz rahat etmiyor. Kadro sağlam bu da mükemmel oyunculuğu sağlıyor haliyle…


V For Vendetta – (2005)

Yönetmen: James McTeigue

Oyuncular: Hugo Weaving, Natalie Portman, Rupert Graves, Stephen Rea

V olarak bilinen maskeli bir adam, geleceğin totaliter rejimle yönetilen İngilteresi’nde korkuyla sindirilmiş halkına egemenliği geri verebilmek için şiddete başvuran biridir. V İngiltere halkını, kendisiyle Guy Fawkes günü olan 5 Kasım’da Parlamento’nun çevresinde buluşmaya davet eder.

Bu film hakkında yorum yapmak istemiyorum! İzle izlettir..


BraveHeart – (1995)

CESUR YÜREK

XII. yüzyılda İngilizler, İskoçlar üzerinde egemenlik kurmuştur. İngiliz soyluları, yeni evli İskoç kadınlarıyla ilk geceyi geçirme hakkına sahiptir. Çocukken ailesini İskoçya uğruna kaybeden William Wallace’ın karısı da İngiliz birlikleri tarafından öldürüldüğü zaman, onun intikam arayışı kısa zamanda ülkesinin özgürlüğü için amansız bir savaşa dönüşür.

Yönetmen: Mel Gibson

Oyuncular: Mel Gibson, Sophie Marceau, Patrick McGoohan, Angus Macfadyen

Freedooooooom! Mel yönetmiş oynamış iyi de etmiş. Klasik, baş yapıt ne denilebilinir! Özgür olmadan yaşamanın bir anlamının olmadığını anlatıyor.


Saving Private Ryan – (1998)

Er Ryan’ı Kurtarmak

Yönetmen: Steven Spielberg

Oyuncular: Tom Hanks, Matt Damon, Tom Sizemore, Edward Burns

II. Dünya Savaşı yıllarında 3 oğlunun birden ölüm haberini alan anne, 4. oğlunun yaşadığını duymak ister.Artık tüm Amerikan ordusunun hedefi annenin son oğlu olan James Ryan’ı ne pahasına olursa olsun kurtarmaktır.Askerler her yerde ona ait izler aramaya başlar fakat bu öylesine bir göreve dönüşür ki bir kişiyi kurtarmak uğruna bir çok askerin hayatı tehlikeye girer.

Bu filmi tekrar izlediğimde Matt Damon’a çok şaşırdım, er bizim Mad miş ya la 🙂 Daha da çok sevdim keretayı, Ayrıca yönetmeni kes sayın seyirciler!

Bir kaç sene önce bu filmin nasıl çekildiğini görünce de tüm filmlerden soğumuştum o ayrı..


The Prestige – (2006)

PRESTİJ

Viktorya Devri’nde iki sahne sihirbazı, giderek şiddetlenen bir savaşa ve birbirlerinin mesleki sırlarını ortaya çıkartmak için doymaz bir susuzluğa dönüşen güçlü bir rekabete girişiyorlar. Bu iki görkemli adamın cüreti tutkuya, şovmenliği bilime ve hırsı dostluğa kırdırmalarının sonuçları tehlikeli, ölümcül ve hileli oluyor. Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra’da başlıyor.

Yönetmen: Christopher Nolan

Oyuncular: Christian Bale, Hugh Jackman, Scarlett Johansson, Michael Caine

“Hilenin sırrını arıyorsunuz ama bulamazsınız. Çünkü dikkatli bakmıyorsunuz. Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.”

Gerçekten prestijli bir film, kardeşim eğer bu filmi izlemediysen önce bi kafanı topla dinginle sonra otur izle, sonra oturup tekrar izleyeceksin zaten..


The Illusionist – (2006)

SİHİRBAZ

Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim (Edward Norton), aristokrat bir ailenin kızı Sophia’ya (Jessica Biel) aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya’yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold (Rufus Sewell) ile nişanlanmak üzeredir.

Yönetmen: Neil Burger

Oyuncular: Edward Norton, Jessica Biel, Paul Giamatti, Rufus Sewell

Sır dolu bir film, mükemmele yakın oyunculuk. Sonunda insanı ters köşe yapan filmlerden…


The Sixth Sense – (1999)

6. HİS

Sekiz yaşında bir çocuk olan Cole Sear karanlık güçlerin etkisi altındadır. Zaman zaman hayaletler tarafından ziyaret edilen bu çocuk, gölgelerin arasından ortaya çıkıveren hayaletlerle kendi iradesi dışında bağlantılar kurmakta ve bu durumdan çok korkmaktadır. Kendisinde normal ötesi bir takım güçlerin var olduğunun farkına varan küçük çocuk bunların sebebini anlayamadığı gibi çektiği acıları da çocuk psikoloğu Malcolm Crowe’un dışında hiç kimseye anlatamamaktadır.

Yönetmen: M. Night Shyamalan

Oyuncular: Bruce Willis, Haley Joel Osment, Toni Collette, Olivia Williams

”Ölü insanlar görüyorum”

Bu filmin ününü duyduysanız ve henüz izlemediyseniz bence izlemeyin, benlentilerinizin altında bulup sağa sola sataşabilirsiniz. Genelde öyle olur çünkü. Ama ben bir istisnayım, geç izledim sayılır okadar övmelerine rağmen beklentilerimi karşıladı. Tanrım beni baştan yarat ve bu filmin sonunda yine ters köşe olayım…


The Green Mile – (1999)

YEŞİL YOL

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzur evinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Edgecomb’ un hapishanedeki görevi, hücrelerinden alınan idam mahkümlarını, elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına kadar olan bir millik yeşil yoldan götürmektir. Edgecomb yıllar boyunca bu yoldan sayısız idam mahkümu nakleder. Ama hiçbirisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı biri olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahküm olmuştur.

Yönetmen: Frank Darabont

Oyuncular: Tom Hanks, Michael Clarke Duncan, David Morse, Bonnie Hunt

Ne kadar sulu göz bir insan olduğumu çocukken bu filmde keşfetmiştim patron. Filmi değilde nasıl ağladığımı hatırlıyorum desem doğru olur bu kadar da açık sözlüyüm..

Arşivlik, ibretlik, pisikolojik bu filmin senaristin kafasını yaşamak istiyorum…


The Italian Job – (2003)

İTALYAN İŞİ

Azılı bir suçlu olan Charlie Croker’ın önderliğinde bir suçlu çetesi, detaylı bir hazırlık sürecinden sonra, Los Angeles’ın tarihindeki en kötü trafik sıkışıklığına sebep olurlar. Böylece, yapacakları mücevher hırsızlığı için zaman kazanacaklardır. Planları, soygunu gerçekleştirdikten sonra, yaya kaldırımlarında sürebilecek kadar küçük olan Mini Cooper’larını kullanarak, trafik açılmadan önce kaçabilmektir.

Yönetmen: F. Gary Gray

Oyuncular: Donald Sutherland, Mark Wahlberg, Edward Norton, Charlize Theron

Ben şahsen Jason, Charlize, Edward ve Mark’ı bu aksiyon dolu filmde tanıdım. Şu kadroya bakar mısın? Arasan bulamassın şimdi! Eğer izlemediysen bu filmi hemen suyu koy ocağa, yap bir spagetti yiye yiye izle kardeşim..


Scarface- (1983)

YARALI YÜZ

Tony Montana isimli Kübalı suçlu, Miami’ye gelip uyuşturucu lordu Loggia’nın emrinde çalışmaya başlar. Montana’nın hırsı ve öfkesi basamakları hızla tırmanıp büyük bir suç şebekesinin başı olmasını sağlar.

Yönetmen: Brian De Palma

Oyuncular: Al Pacino, Michelle Pfeiffer, Steven Bauer, Mary Elizabeth Mastrantonio


Rain Man – (1988)

YAĞMUR ADAM

Bir ithal araba satıcısı olan Charlie, başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil ve fırlama bir şehir çocuğudur. Babasının öldüğünü haber alan Charlie, cenazesine gittiğinde, babasının 49 model bir Buick Roadmaster hariç tüm mirasını bir vakfa bıraktığını öğrenir. Kendi hakkı olduğunu düşündüğü bu paradan bir pay alabilmek için bu vakfı ziyaret eden Charlie, buranın özürlülerle ilgilenen bir kurum olduğunu öğrenir.

Yönetmen: Barry Levinson

Oyuncular: Dustin Hoffman, Tom Cruise, Valeria Golino, Gerald R. Molen

Klasik sıradan diye adlandıracağımız bir konusu yok duygusal dram yönü ağır basan ilginç bir hikaye bizi bekliyor.. Dustin sanki o rolü canlandırmak için dünyaya gelmiş gibiydi..


Lord Of War – (2005)

SAVAŞ TANRISI

Şans sayesinde yuri orlov en büyük yeteneğini keşfeder: yasa dışı silah ticareti çeki temiz çıkan herkese mal verirken bir yandanda kardeşinin yardımıyla silah işindeki en büyük vurgununu gerçekleştirir. Bugüne kadar istediği herşeye ulaşmasını sağlayan hızlı zekası ve becerisi, ısrarla peşine düşen interpol ajanından da (ethan hawke) kurtulmasına yardımcı olur. Ancak cesaretinin zirvesindeyken müşterilerinin sağlayabileceğinden daha fazlasını talep edebileceğinin farkına varır ve zamanla korumaya çalıştığı insanlar üzerinde ölümcül bir sorumluluk haline gelir.

Yönetmen: Andrew Niccol

Oyuncular: Nicolas Cage, Ethan Hawke, Jared Leto, Bridget Moynahan

Dünya kime miras kalacak biliyor musunuz ? -Silah tacirlerine

Bu filme de film demek garip olur, yeni bir tabir bulmak gerek, gerçeklik veya yaşanmışlık olabilir… Aslında yaşadığımız bu dünya düzenini gözümüze sokmak istemişler tabi görene…


The Bank Job – (2008)

BANKA İŞİ

Filmde, 35 seneden daha fazla bir süre önce Londra’da meydana gelen olağandışı gerçek bir olaydan, cesur ve çözülememiş bir soygundan esinlenilmiştir. Yönetmenliğini Roger Donaldson’ın yaptığı, başrollerde Jason Statham ve Saffron Burrows’un yer aldığı bu heyecan dolu gerilim filmi, entrika, skandal ve tehlikenin içiçe geçtiği bir bileşim olup, yapımcıları tarafından “cinayet, seks ve yolsuzluğun inanılmaz söylenmemiş hiayesi” diye tanımlanmaktadır.

Yönetmen: Roger Donaldson

Oyuncular: Jason Statham, Saffron Burrows, Stephen Campbell Moore, Daniel Mays

Yaşanmış hikayeye dayanan böylesine aksiyon filmler her zaman güzeldir benim için.. Baştan sona tempo düşmüyor. Polisiye filmlerin gözdesi…


The Silence of Lamps – (1991)

Kuzuların Sessizliği

Akademiyi başarıyla bitirmiş olan Clarice Starling artık genç bir FBI ajanıdır.Clarice, sapık bir katilin peşindedir.Katilin elinde bulunan bir kadını kurtarmaya çalışmaktadır.Bu katil, kurbanlarının derilerini yüzebilecek kadar psikopat bir sapıktır.Clarice, bu sapığa ulaşma amacıyla, bir başka psikopat olan ünlü Doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşmak gerektiği yönünde bir plan yapar.Fakat, Clarice’in Lecter’dan alacağı bilgiler güvenini kazanmasına bağlıdır.

Yönetmen: Jonathan Demme

Oyuncular: Jodie Foster, Anthony Hopkins, Lawrence A. Bonney, Kasi Lemmons

Bu filmi duyunca aklıma hep son sahnedeki Anthony’nin “Yemekte bir dostum var” repliği geliyor…

*- Peşine düşmeye niyetim yok Clarice sen içindeyken dünya daha ilginç bir yer.. Kendine iyi bak ve sende bana aynı nezaketi göster..

  • Bu sözü veremeyeceğimi biliyorsunuz.
  • Keşke daha uzun konuşabilsek ama yemekte eski bir dostum var.. Hoşçakal..*

Inception – (2010)

BAŞLANGIÇ

Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır. Uzmanlık alanı, zihnin en savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu ender mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Ancak, aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği herşeye malolmuştur.

Yönetmen: Christopher Nolan

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Joseph Gordon-Levitt, Ellen Page, Ken Watanabe

Senaryo bakımından ezber bozan filmlerden bir tanesi, kurgu mükemme.. Oyuncuların adları yeter zaten, bittiğinde bi araba dolusu soru işaretine sahip oluyosun sonra onlar başına bela oluyo 🙂 Bu filmi yazan insan olamaz diyorum başka da bişey demiyorum kardeşim.


A Beautiful Mind – (2001)

Akıl Oyunları

John Forbes Nash Jr., genç yaşında geliştirdiği kuramlarla matematik dünyasının bir numaralı ismi haline gelir. Fakat kısa süre içerisinde bencilliği ve kendine olan aşırı güveni sonucunda oluşan kişisel problemleri ile baş edemez duruma düşer. Dahilik ile delilik arasındaki ince çizgide, delilik tarafına doğru sürüklenir.

Yönetmen: Ron Howard

Oyuncular: Russell Crowe, Ed Harris, Jennifer Connelly, Christopher Plummer

Matematikle aram iyi değildir, iyi olanları da görüyoruz işte adam sıyırmış… Sağlam bir film… Senaryo bakımından bir çok filme ilham olmuştur bence..


Kingdom of Heaven – (2005)

Cennetin Krallığı

Ailesini ve inancını kaybeden acılı bir baba… Dini savaş uzak ve kutsal topraklarda devam etmekte onu ve kaderini ise büyük bir drama doğru yönlendirmektedir. Kaderi oğlu Balian’ın büyük bir şövalye olmasını sağlayacaktır. Ibelin’li Godfrey Doğu’da savaştığı Haçlı Seferlerinden vatanı Fransa’ya dönmüştür. Balian’ın babası olduğu ortaya çıkınca, Godfrey gerçek şövalyeliğin ne olduğu hakkında oğlunu yetiştirecek ve onu kıtalararası destansı bir yolculuğa çıkaracaktır.

Yönetmen: Ridley Scott

Oyuncular: Orlando Bloom, Eva Green, Liam Neeson, Martin Hancock

“ Dünyayı daha iyi yapmayan insan İnsan değildir ”

Selehattin diye bir arkadaşınız varsa filmi onunla izlemeyin, iş bi müddet sonra komediye dönüyor. Selahaddin’nin söyleniş tarzı aklımda kaldı bu nedenle.


Lucky Number Slevin – (2006)

ŞANSLI SLEVIN

Slevin’in (JOSH HARTNETT) hayatı hiç iyi gitmemektedir: Yaşadığı binanın mühürlenmesine karar verilmiştir; bir soyguncuya kimliğini kaptırmıştır; ve kız arkadaşını başka bir erkekle yakalamıştır. Los Angeles’tan ve sorunlarından bir süreliğine kurtulmak için arkadaşı Nick Fisher’ın New York’taki dairesinin anahtarını alır. Ama kötü talihi peşini bırakmayacak, işler daha da sarpa saracaktır. Haham (SIR BEN KINGSLEY) ve Patron (MORGAN FREEMAN) New York’un yer altı suç dünyasının iki saygın ve korku uyandıran mafya babasıdır.

Yönetmen: Paul McGuigan

Oyuncular: Josh Hartnett, Ben Kingsley, Morgan Freeman, Lucy Liu

Şöyle bir düşünürsek 2006 yılı kaliteli film bakımından berketli geçti. Şanslı Slevin da bu furyadan. Filmin akılda kalan yanı ise kansas city aldatmacası 🙂


Lêon – (1994)

Mathilda, New York’ta yaşayan ailesi dağılmış 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise çok soğukkanlı bir katildir. Ancak Mathilda’ya karşı içten bir sevgi besler ve ona kol kanat gerer. Aslında babalık, arkadaşlık gibi kavramlar ona çok yabancıdır.

Yönetmen: Luc Besson

Oyuncular: Jean Reno, Gary Oldman, Natalie Portman, Danny Aiello

Ne yalan söyliyim o küçük kızın Natalie olduğunu bilmiyordum. Geçenlerde arkadaş ortamında söylicek oldum beni ne kadar ezdiler anlatamam. hayır o yaşlarda ne hatırlayım Natalie yi Portman ı. Sonra hiç denkde gelmedi..


Ocean’s Eleven – (2001)

Danny Ocean hapisten yeni çıkmış bir soyguncudur. Ancak Danny’nin hapisten çıkınca giriştiği ilk şey tarihin en büyük kumarhane soygununu gerçekleştirmeye çalışmak olacaktır. Danny, rakiplerine karşı acımasızlığı ile ünlü Terry Benedict isimli adamın Las Vegas’ta ki 3 kumarhanesini birden aynı gecede soymayı planlamaktadır.Bunun için eski ortağı Rusty ile temasa geçer. Rusty ve Danny bu imkansız gereken soygunu gerçekleştirebilmek için her biri işinde uzman olan isimlerden oluşan bir takım oluştururlar.

Yönetmen: Steven Soderbergh

Oyuncular: George Clooney, Brad Pitt, Julia Roberts, Matt Damon

Serinin en güzel filmidir kendisi, şahsen bu oyuncular halay çekse bile oturup saatlerce izlerim..


Into the Wild- (2007)

Özgürlüğün Yolu

Okulunun gözde öğrencisi Christopher McCandless, 1990 yılında mezun olduktan sonra biriktirdiği 24.000 doları bir vakfa bağışlar ve hayatının seyahatine çıkmaya hazırlanır. Orta gelirli bir ailenin oğlu olan Christopher’ın en büyük amacı Alaska’ya giderek oradaki vahşi doğayla iç içe yaşayabilmektir. Christopher çıktığı yolda hayatını değiştirecek birbirinden ilginç karakterle karşılaşacaktır.

Yönetmen: Sean Penn

Oyuncular: Emile Hirsch, Vince Vaughn, Catherine Keener, Marcia Gay Harden

“…İnsanı daha az seviyorum diyemem ama doğayı daha fazla…!”

“Eğer yaşama sevincinin esasen insan ilişkilerinden kaynaklandığını düşünüyorsan yanılıyorsun. Tanrı bunu tüm çevremize yaydı. O her şeyde mevcut. Tecrübe edeceğimiz her şeyin içinde var. İnsanlar sadece, bu şeylere bakış açılarını değiştirmeliler.”

Bu filmi vakit geçirmek için falan izlemeyin, yeni yeni anlıyorum aslında kaybedecek bir şeylerin olmassa daha mutlu olabiliyorsun… Bence hiç bir film özgürlüğü böylesine güzel anlamamıştı.. Filmi izlersin sonra da düşünür durursun ya işte bu öyle filmlerden.. Bu öncelikle bir tecrube!


Das Leben der Anderen – (2006)

Başkalarının Hayatı

Berlin 1984. Şeffaflık politakalrıı henüz yok. Duvar yıkılmamış. Doğu Alman Hükümeti şüpheli gördüğü vatandaşlarını batıya geçerler kaygısı ile takip ettiriyor. bu sebeple Oyun yazarı Georg Direymen’ı Sebastian Koch) göz altında tutmaya karar verip, evine bir dinleme cihazı yerleştiriliyor.

Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck

Oyuncular: Ulrich Mühe, Martina Gedeck, Sebastian Koch, Ulrich Tukur

Başkalarının Hayatı: Alamanca ismine bakmaıyın siz harika bir film ile karşı karşıyayız, Almanya’daki doğu batı olaylarını yönetmenin gözünden hayretle izliyorsunuz. Ağır bir film vurdulu kırdılı film sevenler uzak dursun bana sövmesin sonra.. Filmden aklımda kalan son sahnelerde söylenen “Ne yazıktır ki sizin gibiler ülke yönetti!” repliğidir..


3 Idiots – (2009)

3 Aptal

Hindistan’ın en iyi mühendislik okuluna başlayan öğrencilerin hayatını anlatıyor özet olarak. Sistemin daima yarış üzerine kurulu olduğu, herkesin en iyi olmaya çabaladığı bir okulda sistemi değiştirmeye çalışan bir öğrenci ve onun en yakın 2 arkadaşı. Başlarından geçenler, hayattan aslında ne istedikleri.Ranco karakterinin başrol oynadığı film dram ve komedi türünü en iyi şekilde harmanlayıp bize öğretici bir film olmakta.

Yönetmen: Rajkumar Hirani

Oyuncular: Aamir Khan, Madhavan, Mona Singh, Kareena Kapoor


Benjamin Button – (2008)

Robert Neville başarılı bir bilim adamıdır ve insanlığı yok edeceğine inanılan,önüne geçilemez tehlikeli virüs ona bulaşmamıştır. Virüs çok kısa bir zamanda insanların ölümüne sebep olmuş, sonuçta Neville New York’ta hayatta kalan tek insan olmayı başarmıştır. Ancak Neville’in durumu çok zordur çünkü belki de dünya üzerindeki tek insan kendisidir. Üç yıl boyunca dolaşmakta, yaydığı radyo mesajları ile hayatta kalan insanlara ulaşmaya çalışmaktadır.

Yönetmen: David Fincher

Oyuncular: Brad Pitt, Cate Blanchett, Tilda Swinton, Julia Ormond

“Bizler sevdiğimiz insanları kaybetmek için dünyaya gelmişiz, yoksa onların değerini nasıl anlarız?”

Adammım benim Fincher, sana değil 166, 966 dakika feda olsun…


Inglourious Basterds – (2009)

Soysuzlar Çetesi

Aynı günlerda Avrupa’nın başka bir köşesinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt), Yahudi askerler tarafından kurulan bir grubu düşmana karşı misilleme yapma amacıyla organize etmektedir. Düşmanları tarafından “Piçler” yakıştırmasıyla bilinen Raine’ın grubu, Nazi Almanyasının önde gidenlerine zarar verme misyonunu üstlenmiştir. Bu amaçla, Alman sinema oyuncusu ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark (Diane Kruger) ile işbirliği yaparlar.Shasoanna’nın kendi intikamını alma planlarını yaptığı bir sinema salonunun çatısı altında hepsinin kaderleri kesişecektir.

Yönetmen: Quentin Tarantino

Oyuncular: Brad Pitt, Diane Kruger, Eli Roth, Mélanie Laurent

Bu filmi başka bir yönetmen çekseydi bu kadar muazzam olmazdı diye düşünüyorum. Abi tarantino yapmış yine yapacağını, Nazi konulu filmler bende bir merak uyandırır severim… Tarantinonun yönetmenliği Brad’in oyunculuğu… Tabi Prison Break’dan tanıdığımız namı-değer “cebci” abimiz Christoph Waltz ı da unutmamak gerek oyunculuğunun zirvesini bu filmde gördü sanırım muhteşemdi..


Deja Vu – (2006)

Kısaca Deja Vu olarak bilinen olayın rahatsız edici gizemini herkes bir şekilde deneyimlemiştir. Birisiyle yeni tanıştığınızda sanki onu yollardır tanıyormuş gibi bir hisse kapılırsınız. Veya herhangi bir yere ilk defa gittiğiniz halde sanki orada daha önce bulunmuş gibi hissedersiniz. Kısacası Deja Vu adı verilen duyguyu bilmeyen yoktur denilebilir. Peki, ya bu tuhaf ve tüyler ürpertici duygu aslında geçmişten gönderilen bir uyarıysa…

Yönetmen: Tony Scott

Oyuncular: Denzel Washington, Paula Patton, Jim Caviezel, Val Kilmer

Hepimiz yaşarız o duyguyu bazen “Ben bu anı daha önce yaşamıştım” Denzel Washington eşilinğinde bu olaya Tony Scott’un bakış açısıyla göz atacağız..


Shooter – (2007)

TETİKÇİ

Eski bir keskin nişancıdan (Mark Wahlberg) son bir görev için işine geri dönmesi istenir. Ancak bu yeni görevi sırasında ABD Başkanına yönelik bir suikast senaryosu tuzağına düştüğünü fark etmesi uzun sürmez. Öncelikle bu komplo üzerindeki karanlık perdeyi kaldırmak zorundadır.

Yönetmen: Antoine Fuqua

Oyuncular: Mark Wahlberg, Michael Peña, Rhona Mitra, Danny Glover

Daha bir kaç yıl öncesine kadar başrolü mad damon oynuyor zannediyordum. Hala Mark’ın Mad neyi oluyor çözebilmiş değilim ha bu arada film aksiyonun babası… Benim de tası tarağı toplayıp bir dağ evinde tek başına yaşama hayalim var..


The Game – (1997)

Nicholas Van Orton hem iş hem de özel hayatında kontrolü elinde tutmaya alışkın, zeki ve başarılı bir işadamıdır. Bu düzenli hayatı, kardeşi Conrad’ın ona verdiği alışıldığın dışındaki doğumgünü hediyesi ile köklü değişikliklere uğrayacaktır. Artık bir ölüm kalımsavaşı başlamıştır.

Yönetmen: David Fincher

Oyuncular: Michael Douglas, Deborah Kara Unger, Sean Penn, James Rebhorn


Valkyrie – (2008)

Bir Nazi albayı olan Baron Claus Graf Schenk von Stauffenberg dönemin Almanya’sı adına bir çok uluslararası görevde bulunmuştur. Bunlardan birinde gözünün birini kaybeder. Hitler’e karşı düşüncelere sahip olduğu için sürekli suikast planları yapan kişilerle temas halindedir. Naziler tarafından yapılan katliamları gören Stauffenberg sonunda irtibatta bulunduğu Hitler karşıtı siyasi ve askeri kişileri bu işin yapılmasına ikna eder.

Yönetmen: Bryan Singer

Oyuncular: Tom Cruise, Bill Nighy, Carice van Houten, Kenneth Branagh

“Gözlerinin içine bak, hatırlasınlar.”

Size daha önce nazi filmlerine bir ilgim olduğundan bahsetmiş miydim? Daha önce Hitler’in bir çok belgeselini izlediğim için sonunda neler olduğunu biliyordum. Yine de Hitlere yapılan suikastlerin başarılı olması için dua ettim. Film şunu anlatmaya çalışıyor “o dönemde her alman koyun gibi Hitlerin arkasından gitmedi..”


Enemy at the Gates – (2001)

Kapıdaki Düşman

Rus ve Nazi askerlerinin dayanması güç mücadelesi devam ederken tüm dünya korku dolu gözlerle Stalingrad savaşının sonucunu beklemektedir. Bu sırada ünü her yana yayılmış Rus keskin nişancısı Vassili Zaitsev düşmanını tek tek sessizce avlamaktadır. Fakat Vassili bu ünü yüzünden kendini Nazi’lerin en iyi keskin nişancısı olan Binbaşı Konig ile yaptığı bir düellonun içinde bulacak ve dünyanın en önemli savaşlarından biri bu iki askerin kişisel mücadelelerine de sahne olacaktır.

Yönetmen: Jean-Jacques Annaud

Oyuncular: Jude Law, Ed Harris, Joseph Fiennes, Rachel Weisz

Savaş filmlerinden hele hele keskin nişancısı bol olan filmlerden hoşlanıyorsanız bu filmi izlemiş olmalısınız… Bir savaş filminde olması gerekenden daha fazlası var. Hatta bir çok bilgisayar oyuna sahne ve ses bakımından katkısı mevcuttur.


Inside Man- (2006)

İçerdeki Adam

Çok zeki bir banka soyguncusu olan Dalton Russel, iyi bir dedektif olan Keith Frazier ve güzel ve güçlü bir borsa brokerı olan Madeliene White çözümü bulunamayan bir bulmacanın en önemli parçalarını oluşturmaktadır. Fakat her parça aslında dışarıdan göründüğü gibi midir? Akıl oyunlarıyla dolu bu filmde, sadakat ve davranışlar her an sınanmaktadır.

Yönetmen: Spike Lee

Oyuncular: Denzel Washington, Clive Owen, Jodie Foster, Christopher Plummer

Hani filmin başlangıç kısmında anlarsınız izleyeceğiniz film harikadır. Bu filmde de aynısını yaşıyorsunuz resmen, öncelikle harika bir giriş müziği var, kadro desen mükemmel..


American History X – (1998)

Geçmişin Gölgesinde

Derek Vinyard, babası zenciler tarafından öldürülen bir Neo-Nazi’dir. Bir gün arabasını soymaya çalışan üç zenciyi acımasızca öldürür ve tutuklanarak hapise gönderilir. Derek, hapiste kaldığı sürede ırkçı düşüncelerini sorgulamaya başlar ve iyilikle kötülüğün her ırkın içinde varolduğunu farkeder. Kardeşi Danny de ırkçı fikirler taşımaktadır ve yaşadıklarından ders alan Derek, hapisten çıkınca Danny’ye doğru yolu göstermeye çalışacaktır.

Yönetmen: Tony Kaye

Oyuncular: Edward Norton, Edward Furlong, Beverly D’Angelo, Jennifer Lien


Eternal Sunshine – (2004)

Sil Baştan

Joel Barish (Jim Carrey)’in eski sevgilisi Clementine (Kate Winslet) yaşadıkları iki yıllık ilişkiye dair tüm anılarını gizemli tıbbi bir müdahale ile kafasından sildirir. Bunu öğrenen Joel çok üzülür ve aynı prosedürü kendi üzerinde uygulatmaya karar verir. Bütün anılarını sildirmek için derin uykuya yattığında, gözlerinin önünden Clementine ile yaşadığı günler geçer. Joel aslında Clementine’i unutmak istemediğini anlar ve müdahaleyi durdurmak için çabalar.

Yönetmen: Michel Gondry

Oyuncular: Jim Carrey, Kate Winslet, Tom Wilkinson, Gerry Robert Byrne


Eyes Wide Shut- (1999)

Gözü Tamamen Kapalı

Stanley Kubrickin tartışmalar yaratan filmi, Tom Cruise ve Nicole Kidman gibi oyuncuların kariyerleri için de önemli bir adım. Evli bir çiftin psiko-seksüel meceralarını; kabuslarla dolu bir hayal alemini ve filmin sonunda aralanacak yüksek gerilimli bir esrar perdesini. Doktor William Harford (Tom Cruise), eşinin o güne dek gizlediği cinsel arzularını öğrenince, hayatında şüphe, Kubrick, oyuncuların her hareketini takip ettiği usta çekimler, kullandığı zengin renkler ve çarpıcı görüntülerle, herkesin gözünü sonuna dek açıyor.

Yönetmen: Stanley Kubrick

Oyuncular: Tom Cruise, Nicole Kidman, Todd Field, Sydney Pollack

Şimdiiii burda bir duralım, bu filmi bir kaç saatırla değil sayfa sayfa makalelerce anlatmak gerek. Şimdi içinizden “abi film basit bir şekilde kadın erkek ilişkisini işlemiş, hatta bu filme erotik bile diyebiliriz” diyenlenler olabilir. Ancak açıklamayı ben yapmayım bu film hakkında yazılmış bi araba dolusu makele var araştırın okuyun. Kubrick i bilenler bilir, adam teday manyağıdır, bu filmde de bir sahneyi onlarca kez tekrar çekmiştir.. Filmi tamamladıktan 6 gün sonra da ölmüştür!


Donnie Brasco – (1997)

Köstebek

1970’li yıllarda geçen öykü, FBI’ın o yıllarda büyük fırtına koparan bir operasyonundan esinlenerek yazılmış. Yaşlı ve deneyimli bir mafya babası olan Lefty rolünde ünlü aktör Al Pacino var. Lefty karakteri film boyunca kendisini Donnie Brasco olarak tanıtan Joe Pistone’a ‘göz kulak’ oluyor. Aralarında kurulan dostluk, daha sonra Pistone’un büyük bir çelişki yaşamasına neden oluyor…

Yönetmen: Mike Newell

Oyuncular: Al Pacino, Johnny Depp, Michael Madsen, Bruno Kirby


Se7en – (1995)

Cinayet masasından iki dedektif bir seri katilin peşine düşer. Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir. Bu günahları işleyenlerden bir liste yapan katil, kendini tanrının görevlisi sayar ve kurbanlarını acımasızca öldürür.

Yönetmen: David Fincher

Oyuncular: Morgan Freeman, Brad Pitt, Kevin Spacey, Gwyneth Paltrow


Artificial Intelligence – (2001)

YAPAY ZEKA

Belirsiz bir gelecekte, insanoğlu, dünyanın çoğunun sular altında kaldığı bir yeryüzünde yaşamaya çalışırken, teknolojinin nimetlerinden yararlanarak hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla ‘yapay zekalı’ robotlar üretirler. David madde ve mana olarak tam bir insan gibi donatılmış bir robottur. Sevmeye programlanmış olan ilk robot çocuk David, o sırada hasta olmasından dolayı tedavisi bulunana kadar çocukları dondurulmuş bir aile tafından deneme süreci olarak evlat edinilir.

Yönetmen: Steven Spielberg

Oyuncular: Haley Joel Osment, Jude Law, Frances O’Connor, Sam Robards

Spielberg tarzı, bilim-kurguya duygusallık cilalanmış, farklı bir seneryoya sahip bu filmin izlenmesi gerek.


Million Dollar Baby – (2004)

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, herşeyin üzerinde kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald spor salonuna gelir.

Yönetmen: Clint Eastwood

Oyuncular: Hilary Swank, Clint Eastwood, Morgan Freeman, Jay Baruchel

‘İnsanlar şiddete bayılır. Trafik kazası gördüklerinde enkazdaki cesetleri görmek için dururlar. Ama aynı insanlar boksun sevilmesinden şikayet ederler. Ne olduğu hakkında fikirleri yoktur. Boks saygıyla alakalıdır.. ’

İnsana hiç bir zaman idealleri gerçekleştirmek için geç olmadığını ama doğru şeyleri yapmak için genelde geç kalındığını anlatıyor.


Cold Mountain- (2003)

Amerikan İç Savaşı sona erdiğinde, yaralı bir asker sevdiği kadına ulaşmak için yolculuğa başlar. Yaralı bir asker olan Inman, sevdiği kadın olan Sara’ya ulaşmak için oldukça uzun bir serüvene atılır. Inman, sevdiği kadın olan Ada’ya doğru yol alırken, Ada babasının çiftliğinde yeniden düzeni sağlamaya çalışmaktadır. Ada bu düzeni sağlamaya çalışırken savaş sonrası herşeyin değiştini görür. Ve kendisi her ne kadar istemese de bu yeni dünyayla ve düzeniyle yüzleşmek zorundadır.

Yönetmen: Anthony Minghella

Oyuncular: Jude Law, Nicole Kidman, Renée Zellweger, Eileen Atkins

“-Gökyüzüne baksana. Ne renk? Ya da bir şahinin uçuşu… Ya da uyanırsın ve birisini o kadar çok düşünmüşsündür ki kemiklerin sızlar. Buna ne dersin?”

Hep soğuk bulduğum Nicole Kidman’a ise bir rolü hiç bu kadar yakıştırmamıştım, Portman da bu özenle seçilmiş kadroda yerini almış. Film içtenlikle savaşın etkilerini aşkla birleştirp izliyicilerin önüne sunmuş. Ama böyle bi aşk, böyle bir dünya var mı bilmiyorum..


Catch Me If You Can- (2002)

Sıkıysa Yakala

FBI’ın ünlü “En Çok Arananlar” listesinde yer alan en genç dolandırıcısının gerçek yaşam öyküsü… Frank Abagnale Jr henüz 18 yaşına gelmeden doktorluk, avukatlık ve büyük bir hava yolu şirketinde pilot yardımcılığı yapmtı. Kılık değiştirme ustası olan Abagnale, aynı zamanda son derece zeki bir dolandırıcıydı. 16 yaşındayken başladığı çek sahtekarlığını 26 ülkede sürdürerek 2,5 milyon dolar çapında dolandırıcılık yaptı. ABD tarihinin en başarılı banka soygununu gerçekleştirdi.

Yönetmen: Steven Spielberg

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Tom Hanks, Christopher Walken, Martin Sheen

“1964′ten 1967′ye kadar Pan Am Havayolları pilotu kimliğine başarıyla bürünüp yaklaşık üç milyon kilometre bedava uçtum.Aynı dönemde Georgia’da bir hastanenin pediatri bölümünde baş pratisyen doktor ve Louisiana eyaletinde savcı yardımcılarından biri oldum.Yakalandığımda ABD tarihinin en genç ve en cüretkar dolandırıcısı kabul edildim.Sahte çeklerle, 26 yabancı ülkede ve 50 eyalette yaklaşık 4 milyon dolar götürdüm.Bütün bunları daha 19 yaşıma basmadan yaptım”

VCD playerda ilk izlediğim filimlerden bir tanesi.. Oyuncuları, yönetmeni yoruma gerek bırakmıyor ama olağan üstü eğlenceli bir film…


Pulp Fiction- (1994)

Ucuz Roman

Ödül avcısı Butch Coolidge şeytanla yaptığı bir anlaşmada ödemeyi durdurmaya karar verir. Honey Bunny ve Pumpkin, hayatlarına biraz hareket katmak isteyen genç ve birbirlerine aşık bir çift soyguncudur. Bu arada iki işi iyi bilen gangster, Vincent Vega ve Jules, günlük işlerinden biri olarak,patronlarına ödemeyi geciktiren bir kaç sahtekar genci vurmaya giderler.

Yönetmen: Quentin Tarantino

Oyuncular: John Travolta, Uma Thurman, Samuel L. Jackson, Bruce Willis


Momento – (2000)

Akıl Defteri Leonard Shelby, pahalı takım elbiseler giyer, son model bir Jaguar kullanır; bunun yanında ucuz, tanınmamış motellerde konaklar ve ödemelerini hep nakit parayla gerçekleştirir. Başarılı bir iş adamı görüntüsündedir… Ancak Leonard’ın tek işi intikam almaktır; karısının ırzına geçip öldüren adamın peşindedir. Şüpheleri polis tarafından dikkate alınmayan Leonard’ın yaşamındaki tek mücadelesi, adalet arayışı uzerine kurulmuştur.

Yönetmen: Christopher Nolan

Oyuncular: Guy Pearce, Carrie-Anne Moss, Joe Pantoliano, Mark Boone Junior


Slumdog Millionaire – (2008)

Milyoner

Jamal Malik Mumbai’nin gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan 18 yaşında bir yetimdir. Hindistan’da katıldığı bir bilgi yarışmasında 20 milyon rupe kazanmasına sadece bir adım kalmıştır. Şovun o gecelik bitmesinin ardından Jamal, eğitimsiz olan birinin bu kadar büyük başarıyı ancak hile yoluyla gösterebileceğinden şüphelenilip tutuklanır. Ama yarışmadaki her sorunun cevabıyla o gece Jamal’ın inanılması zor gerçek hikayesi ortaya çıkacaktır. Fakat sadece bir soru gizemini korur…

Yönetmen: Danny Boyle, Loveleen Tandan

Oyuncular: Dev Patel, Freida Pinto, Saurabh Shukla, Anil Kapoor


Terminal – (2004)

Victor Navorski Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York’un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika’ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.

Yönetmen: Steven Spielberg

Oyuncular: Tom Hanks, Catherine Zeta-Jones, Chi McBride, Stanley Tucci


Kill Bill – (2003)

‘Gelin’ (The Bride) takma adıyla bilinen kiralık katil, düğünü sırasında saldırıya uğrar. Kilisedeki herkes öldürülür. O da karnındaki bebeğini düşürür ama hayatta kalmayı başarır. 5 yıl boyunca komada kalan Gelin, bir mucize eseri hayata geri döner. Artık tek amacı vardır: Ona pusu kuran eski patronu Bill ve adamlarını teker, teker öldürmek.

Yönetmen: Quentin Tarantino

Oyuncular: Uma Thurman, David Carradine, Daryl Hannah, Michael Madsen


**Limitess- (2011) **

Ya bir hap sizi daha zengin ve daha güçlü kılabilseydi? Eddie (Bradley Cooper) perişan halde yaşayan New York lu bir yazardır. Ancak günün birinde beyninin tüm kapasitesini kullanabileceği bir ilaçla tanışır. Bu sayede paraya, akla, çekiciliğe sahip olur. Fakat Eddie kısa bir süre sonra sonsuz güce bedelsiz sahip olunamayacağını anlar.

Yönetmen: Neil Burger

Oyuncular: Bradley Cooper, Anna Friel, Abbie Cornish, Robert De Niro

“Anlaşılan birkaç şeyi yanlış hesaplamışım. Neden hayatta en muhteşem hayalleriniz gerçek olduğu anda sırtınızda bir bıçak belirir? 4 haneli IQ’ya sahip biri olarak bir şeyi atlamış olmalıyım ama, fazla da atlamadım. Dünyada iz bırakmaya çok yaklaşmıştım. Ama şimdi sadece kaldırımda iz bırakacaktım”

Yine sıra dışı bir seneryo var karşımızda. Yalnız seneryo da değil yöenetmeninde kendine özgü kuralları var..


The Bourne Ultimatum- (2008)

Son Ultimatom

Jason Bourne’in tek isteği ortadan kaybolmaktır. Ancak kaybolmayı başaramadığı gibi kendisini yaratanlar tarafından ele geçirilir. Hafızasını ve sevdiği tek insanı kaybetmiş olan Jason Bourne, iyi eğitimli yeni kuşak katillerin yoğun ateşi altındadır. Artık sadece tek bir hedefi vardır: Başlangıca dönmek ve kendisinin kim olduğunu bulmak.

Yönetmen: Paul Greengrass

Oyuncular: Matt Damon, Édgar Ramírez, Joan Allen, Julia Stiles


Salt- (2010)

CIA ajanı Evelyn Salt , başkana suikast yapan bir Rus casusu olmaktan dolayı suçlanır.Salt başka birinin suikast düzenlediğini ve kendi suçsuzluğunu kanıtlaması gerekmektedir.

Yönetmen: Phillip Noyce

Oyuncular: Angelina Jolie, Liev Schreiber, Chiwetel Ejiofor, Daniel Olbrychski

Olaylar olaylar… Ajan kim casus kim kötü kim iyi kim? Kiiimm? Film “salt” bir aksiyon filmi değil..


The King’s Speech- (2010)

Zoraki Kral

Kardeşinin feragat etmesiyle gönülsüz bir şekilde tahta geçen Kral VI. George, kekemelik sorununu yenmek için Lionel Logue adlı bir konuşma terapisti tutar.

Yönetmen: Tom Hooper

Oyuncular: Colin Firth, Geoffrey Rush, Helena Bonham Carter, Derek Jacobi

Yine yaşanmış bir hikaye..Yine aksiyondan başka bir film izlemeyen arakaşların uzak durması gereken bir film… Yine çoğu kişi tarafından bilinmeyen bir film.. Yine izlenilesi..


I’m Legend

Ben Efsaneyim

Robert Neville başarılı bir bilim adamıdır ve insanlığı yok edeceğine inanılan,önüne geçilemez tehlikeli virüs ona bulaşmamıştır. Virüs çok kısa bir zamanda insanların ölümüne sebep olmuş, sonuçta Neville New York’ta hayatta kalan tek insan olmayı başarmıştır. Ancak Neville’in durumu çok zordur çünkü belki de dünya üzerindeki tek insan kendisidir. Üç yıl boyunca dolaşmakta, yaydığı radyo mesajları ile hayatta kalan insanlara ulaşmaya çalışmaktadır.

Yönetmen: Francis Lawrence

Oyuncular: Will Smith, Alice Braga, Charlie Tahan, Salli Richardson-Whitfield

Bu filmi efsane yapan etkenlerden önemlisi kesinle Will Smith’in oyunculuğudur. Bazen geç satlerde yolda tek başıma yürürken kendimi Will’in yerine koymaya çalışıyorum. Bilim adamlarının bir hata yapıp bu filmin gerçek olmasından da kormuyor değilim açıkcası..


Wanted- (2008)

Babası öldürülen Wesley Gibson’a (James McAvoy), babasının intikamını alma fırsatı teklif edilir. Kötü adamları yok eden bir suikastçi olarak ünlenen babası bir suikaste kurban gitmiştir. Babasının bıraktığı yerden yola devam etmeye kararlı olan Gibson, babasının ortağı Sloan’dan (Morgan Freeman) eğitim almaya başlar.

Yönetmen: Timur Bekmambetov

Oyuncular: Angelina Jolie, James McAvoy, Morgan Freeman, Terence Stamp

Agelina’nın marketteki yüzü diyorum başka da bişey demiyorum arkadaş! İmdb puanına bakmayın zaten hiç imdb puanına bakmayın film muhteşem!


In Time- (2011)

Zamana Karşı

İnsanların yaşlanmayı durdurduğu yakın bir gelecekte geçecek olan filmde insanlar 25 yaşından sonra artık daha fazla yaşlanmayacağını ve ölümsüzlüğün sırrına erişildikten sonra yaşananları anlatan bir yapım ” parası olanın sonsuza kadar yaşayabileceği bir dünyanın”. Filmde, zamanın altın değerinde olduğu bu yeni dünyada insanlar, ölümsüzlüğün peşinde koşarak hayatta kalma mücadelesine girerler. Bu nedenle, nüfus artışının son haddeye varmasıyla, yeni düzenlemelere girişen insanoğlunun hikâyesi filmde anlatılıyor.

Yönetmen: Andrew Niccol

Oyuncular: Justin Timberlake, Amanda Seyfried, Cillian Murphy, Shyloh Oostwald

Gelecekte Lidyalıların icadını kullanmıyoruz artık, Filmin senaristi vakit nakittir sözünden yola çıkarak yazmış olacak ki iyi de etmiş. İzlenilesi.


Snacth – (2000)

Kapışma

çaylak lisanssız boks organizatörleri turkish ve ortağı tommy yasadışı boks işindeki büyük isim tuğla kafayı maç için ikna ederler…çingene mickey maç yerine kendi kurallarıyla oynamaya başlayınca iş çıpğrından çıkar.bu rad dört parmak franky ve 86 karatlık elmas londra’da kaybolmuştur.franky nin tuzağa düşürüldüğünü öğrenen kuzen avi,frakny’yi kontrol eymesi ve elması bulması için sağ koluyla londra’ya gelir…

Yönetmen: Guy Ritchie

Oyuncular: Jason Statham, Brad Pitt, Benicio Del Toro, Dennis Farina


Public Enemies – (2009)

Halk Düşmanları

Amerika’nın Büyük Bunalım yıllarında geçen filmde, FBI ajanı Melvin Purvis’in o dönemin en ünlü suçluları John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd’u cezaevine tıkma çabası anlatılıyor.

Yönetmen: Michael Mann

Oyuncular: Christian Bale, Johnny Depp, James Russo, David Wenham

Klasik mafya filmlerinin çizgisinin dışında olmakla birlikte yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak yapılan bu film izlenmeye değer bir yapım olmuş. Filmin içerisinde aksiyon, aşk, romantizm, duygusallık birlikte harmanlanmış. Yaşanmış gerçek bir olay olduğunu öğrendiğim için filmden sonra hikayesini de araştırdım ve gerçekten aslına uygun bir yapım olmuş. Taki filmde rol alan oyuncuların yüzleri bile asılına benzetilerek seçilmiş.


Jumper – (2008)

Babasıyla birlikte yaşayan Davey evde mutsuz ve huzursuzdur. Artık daha fazla sabredemeyecini düşünen Davey evden kaçmaya karar verir. Fakat nereye gideceğini, nerede yaşayacağını bilemez. Bu soruna bulacağı çözüm ise istediği heryer olacaktır. Zamanla özel bir yeteneği olduğunu ve çok yüksek mesafelere zıplayabildiğini öğrenen Davey bu nedenle başının belada olduğunu ise sonradan farkedecektir.

Yönetmen: Doug Liman

Oyuncular: Hayden Christensen, Samuel L. Jackson, Jamie Bell, Rachel Bilson

Bir kahraman filmi değil, bilim-kurgu fazla abartılmadan sunulmuş. Açıkcası cocuğun yerinde olmak isterdim hele ki ülkemiz akaryakıt fiyatlarını düşünürsek..


Blood Diamond- (2006)

Kanlı Elmas

1990’larda Sierra Leone’de gelişmekte olan kaos ve iç savaşın fon oluşturduğu “Blood Diamond/Kanlı Elmas” Güney Afrikalı paralı asker Danny Archer (Leonardo DiCaprio) ile Mendeli balıkçı Solomon Vandy’nin (Djimon Hounsou) hikayesi. Her iki adam da Afrikalıdır, ama geçmişleri ve şartları olabildiğince farklıdır. Ne var ki, hayatlarını değiştirebilecek pembe bir elması bulmak için çıktıkları serüvende yazgıları kesişir.

Yönetmen: Edward Zwick

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Djimon Hounsou, Jennifer Connelly, Kagiso Kuypers


Babel- (2006)

Alejandro González Inarritu’nun Babel’inde, Fas’ta turistik geziye çıkan Amerikalı evli çiftin başına gelen trajik bir olay, dünyanın farklı ülkelerindeki dört ailenin yaşamında olaylar zincirini harekete geçirir. Koşullar açısından birbirine bağlı olan ama kıtalar, kültür ve dil açısından birbirinden ayrışan karakterlerin her biri, gerçek huzur ve teselliyi sadece aile kavramının sağlayabileceğini keşfeder.

Yönetmen: Alejandro González Iñárritu

Oyuncular: Brad Pitt, Cate Blanchett, Gael García Bernal, Mohamed Akhzam

3 değişik konu bir filmde toplanmış, kahkaha sevenlerin sevmeyeceği sıkılacağı bir film. Ama izlenmesi gerek…


Next – (2007)

Cris’in özel yeteneği birkaç dakika sonra olacakları görebilmesidir. Onun bu gücünü kullanmak isteyen hükümetten kaçmak için, Vegas’ta takma bir ad hayatına sihirbazlık yaparak devam etmektedir. Bu özel yeteneği ona kumar masalarında da yardımcı olur. Anti – terör ajanı Callie, Cris’in bu özelliğini kullanmak ister. Tabi terörist grup da aynı nedenlerden Cris’i öldürmek istemektedir.

Yönetmen: Lee Tamahori Oyuncular: Nicolas Cage, Julianne Moore, Jessica Biel, Thomas Kretschmann


Hancock- (2008)

Hancock aslında başkalarının ne düşündüğünü umursayan birisi değildir. Halkla İlişkiler Uzmanı Ray Embrey’in (Jason Bateman) hayatını kurtardıktan sonra alaycı super kahramanımız kendisinin de zayıf bir tarafının olabileceğini farketmeye başlar. Hancock’un bugüne kadar karşılatığı en büyük sorun bu yönüyle yüzleşmek olacaktır. Ayrıca, bu da Ray’in karısı Mary’nin (Charlize Theron), onun işe yaramazın teki olduğu konusundaki ısrarını kırmak için bir fırsattır.

Yönetmen: Peter Berg

Oyuncular: Will Smith, Charlize Theron, Jason Bateman, Jae Head


21 – (2008)

M.I.T’de okuyan Ben Campbell, okul taksidini ödeyebilmek için paraya ihtiyaç duyar ve bunun yolunu da kumarda bulur. Altı arkadaşı ile birlikte kart sayma işinde uzmanlaşan Ben, Vegas yolunu tutar. Bu altı öğrenci için herşey güzel başlayacaktır, ancak bir sonraki adımları onlar için oldukça tehlikelidir.

Yönetmen: Robert Luketic

Oyuncular: Jim Sturgess, Kate Bosworth, Kevin Spacey, Aaron Yoo


Training Day – (2001)

Hergün Amerika’nın arka sokaklarında bir savaş tekrarlanmakta. Uyuşturucu satıcıları, sıradan insanlar ve onları diğerlerinden korumaya yemiş etmiş insanlar arasında geçen bir savaş.13 yıllık narkotik polisi Alonzo Harris, sokaklarda geçirdiği yıllar boyunca mesleğe ilk girdiği günkü idealistliğini kaybetmiş ve işleri kitaba uygun yapmaya çalışırsa hiç bir şey yapamayacağının ve kısa zamanda öldürüleceğinin bilincine varmıştır.

Yönetmen: Antoine Fuqua

Oyuncular: Denzel Washington, Ethan Hawke, Scott Glenn, Tom Berenger


The Last King of Scotland – (2006)

İskoçya’nın Son Kralı

Yeni mezun genç Doktor Nicholas Garrigan, Uganda’ya, hem macera olması açısından hemde orada bulunan halka yardım etmek amacılyla gider. Uganda’ya varmasından kısa bir süre sonra bir kaza mahaline çağırılır. Ülke lideri Idi Amin Dada, Maseratisiyle bir ineğe çarpmıştır. Garrigan’ın durumu sakin ve başarı ile idare etmesi, iskoç kültür ve tarihine yakından ilgi duyan Amin Dada’yı çok etkilemiştir. Bunun üzerine Garrigan’a özel doktoru olmasını teklif eder.

Yönetmen: Kevin Macdonald

Oyuncular: James McAvoy, Forest Whitaker, Gillian Anderson, Kerry Washington


Van Helsing – (2004)

Van Helsing

Hayatını insanların huzuruna ve kötü kahramanların sonuna harcayan kahramanımız van helsing, artık uzun yollar kat ederek transilvanya daki büyük sırrı çözmek için yola koyulmaktadır. Ancak busefer karşısında sıradan bir katil yada dev adam yoktur, bu sefer yok etmek zorunda olduğu kişi kendisinin 400 yıl önce öldürdüğü dracula dır

Yönetmen: Stephen Sommers

Oyuncular: Hugh Jackman, Kate Beckinsale, Richard Roxburgh, Shuler Hensley


The Tourist- (2010)

Hikaye, kırık kalbinin acısından kurtulmak için İtalya’ya giden Amerikalı bir turist, Frank (Depp)’in etrafında şekilleniyor. Olağanüstü bir kadın olan Elise (Jolie)’nin yoluna çıkmasıyla işler değişir. Ancak Elise’nin onunla karşılaşması aslında tesadüf değildir. Arka planda Venedik’in nefes kesen manzaraları eşliğinde Frank, bir ilişkinin ardından koşarken aslında etrafında tehlikeli entrikaların döndüğünü fark eder.

Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck

Oyuncular: Johnny Depp, Angelina Jolie, Paul Bettany, Timothy Dalton

*-Akşam yemeğine gitmek ister misin?

-Kadınlar, kendilerine soru sorulmasından hoşlanmazlar

-Akşam yemeğinde bana katıl

-Fazla iddialı

-Akşam yemeğine gidiyorum. Canın isterse Gelirsin…*

Filmi geç, seneryoyu yöenetmeni geç, bu ikili bir araya gelmiş başka söze gerek yok..


I, Robot – (2004)

Üç Robot Yasası:Kural 1 – Bir robot asla bir insana zarar vermez ya da bir insanın zarar görmesine izin vermez.Kural 2 – Bir robot insanlara mutlaka ve her koşulda itaat etmelidir.Kural 3 – Bir robot birinci ve ikinci kurala karşı gelmemek kaydı ile varlığını muhafaza etmekten sorumludur.2035 yılına gelindiğinde robotlar artık gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir. İnsanların robotlara olan güveni tamdır. Bir kişi hariç. Hafif paranoyak bir dedektif olan Del Spooner işlenen bir suçun robotlar tarafından yapıldığını düşünmektedir.

Yönetmen: Alex Proyas

Oyuncular: Will Smith, Bridget Moynahan, Bruce Greenwood, Alan Tudyk


Cube – (1997)

6 kişi uyandıklarında kendilerini garip bir yerde bulurlar. Burası içiçe geçmiş küp şeklindeki odalardan oluşan bir hapishaneye benzemektedir. Dışarıya çıkmak için birlikte çaba sarfetmeleri ve ölümcül tuzaklardan kurtulmaları gerekecektir. Farklı karakterlerdeki insanlar için, üstelik korkunun pençesini enselerinde hissederlerken bu hiç de kolay değildir.

Yönetmen: Vincenzo Natali

Oyuncular: Nicole de Boer, Maurice Dean Wint, David Hewlett, Andrew Miller


Counstantine- (2005)

Los Angeleslı özel dedektif John Constantine’in doğaüstü olaylardaki başarısı yadsınamaz. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla, Cehennem’e gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından ilgisi vardır. Eliyle tutup gözüyle görmediği hiç bir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson, ikiz kızkardeşi esrarengiz bir şekilde intihar edince, Constantine’le işbirliği yapmak zorunda kalır.

Yönetmen: Francis Lawrence

Oyuncular: Keanu Reeves, Rachel Weisz, Djimon Hounsou, Shia LaBeouf

Bu filmi sırf Keanu oynadığı için seyrettim. Bence imdb puanını hak etmiyor. Bu film neden bu kadar az ilgi gördü anlamış da değilim. En iyisi izlemeyenler varsa yorumu onlar yapsın…


Never Let Me Go – (2010)

Çocukluklarından itibaren aynı yatılı okula giden, birbirlerine çok bağlı üç dost olan Ruth, Tommy ve Kathy’nin yaşamı huzurlu ve mutlu geçmiştir. Ancak korkunç gerçek onları yakalayacaktır. Üçü de diğer insanlara organ sağlamak için üretilmiş klonlardır.

Yönetmen: Mark Romanek

Oyuncular: Keira Knightley, Carey Mulligan, Andrew Garfield, Izzy Meikle-Small


Gangs of New York – (2002)

Bir sığınma evinde geçen 16 yıldan sonra Amsterdam, gözleri önünde öldürülen babasının katilini avlamak üzere New York’a geri döner. Hedefi, o günden beri mahallenin yeni acımasız lideri ve Kasap Bill olarak da bilinen William Cutting’dir.

Yönetmen: Martin Scorsese

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Cameron Diaz, Daniel Day-Lewis, Jim Broadbent


We Own The Night – (2007)

Gecenin İki Yüzü

Yeni bir uyuşturucu türü tüm şehre yayılmış ve bugüne kadar görülmemiş vahşette bir suç dalgasına neden olur. Yeni yasalar doğrultusunda, yeterince adam ve silah kullanamayan polis, ayda iki elemanını kaybeder duruma gelir.Hem suçluları hem suçsuzları yutan acımasız bir savaş başlamıştır.

Yönetmen: James Gray

Oyuncular: Joaquin Phoenix, Mark Wahlberg, Eva Mendes, Danny Hoch


The Lake House- (2006)

Göl Evi

Hayatında bir değişiklik yapma vaktinin geldiğini hisseden Dr. Kate Forster (SANDRA BULLOCK) stajını tamamladığı yerel İllinois hastanesinden ayrılarak hasta trafiğinin yoğun olduğu Chicago’da bir hastanede çalışmayı kabul eder. Geride bırakmaktan üzüntü duyduğu tek şey kiralamış olduğu güzel evdir. Kate şehre doğru yola çıkmadan önce evin bir sonraki sakini için posta kutusuna bir not bırakır. Bu notta kendisine gelen mektuplar için yeni adresini bırakır ve kapının üzerindeki gizemli pati izlerinin kendisi taşınırken de orada olduğunu açıklar.

Yönetmen: Alejandro Agresti

Oyuncular: Keanu Reeves, Sandra Bullock, Christopher Plummer, Ebon Moss-Bachrach


Amelie – (2001)

Paris’te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir…

Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet

Oyuncular: Audrey Tautou, Mathieu Kassovitz, Rufus, Lorella Cravotta


Case 39- (2009)

Aile hizmetleri dairesi memuru Emily, pek çok şey görmüş geçirmiş olduğunu düşündüğü sırada, 10 yaşındaki Lilith, onun en yeni ve en gizemli vakası haline gelir. Anne-babası Lilith’i öldürmeye çalıştığında, Emily’nin en çok korktuğu şey doğrulanmış olur. Emily, Lilith’i kurtarır ve uygun bir bakıcı aile denk gelene kadar onu yanına almaya karar verir. Esas dehşet de o zaman başlar…

Yönetmen: Christian Alvart

Oyuncular: Renée Zellweger, Ian McShane, Jodelle Ferland, Bradley Cooper


Kung Fu Hustle – (2004)

1930’larda Çin değişik bir havadadır. Balta Çetesi tüm zengin mahallerini kontrol altına almıştır. Sadece fakir ve kıyıda köşede kalmış mahallelere dokunmamaktadırlar. Sing, Balta Çetesi’ne katılmak isteyen, ama bunun için pek bir şey beceremeyen biridir. Bir nevi döneminin kaybedenidir. Bir gün arkadaşıyla haraç kesmek için bir fakir mahalleye gidip kendilerini Balta Çetesi gibi tanıtırlar, ama baltayı taşa vururlar. Balta Çetesi de onlardan kısa bir süre sonra mahalleye gelir.

Yönetmen: Stephen Chow

Oyuncular: Stephen Chow, Wah Yuen, Qiu Yuen, Shengyi Huang


Body of Lies – (2008)

Yalanlar Üstüne

1930’larda Çin değişik bir havadadır. Balta Çetesi tüm zengin mahallerini kontrol altına almıştır. Sadece fakir ve kıyıda köşede kalmış mahallelere dokunmamaktadırlar. Sing, Balta Çetesi’ne katılmak isteyen, ama bunun için pek bir şey beceremeyen biridir. Bir nevi döneminin kaybedenidir. Bir gün arkadaşıyla haraç kesmek için bir fakir mahalleye gidip kendilerini Balta Çetesi gibi tanıtırlar, ama baltayı taşa vururlar. Balta Çetesi de onlardan kısa bir süre sonra mahalleye gelir.

Yönetmen: Ridley Scott

Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Russell Crowe, Mark Strong, Golshifteh Farahani


Awake – (2007)

Anestezi

Clay (Christensen), geçirdiği açık kalp ameliyatı sırasında ‘anestezik fakındalık’ adı verilen durumu yaşamaktadır. Yani olup bitenin tamamen farkında olacak şekilde uyanıktır, operasyonu tüm acısıyla hissedebiliyordur ancak yine anestezinin etkisiyle vücudu hiçbir şeye tepki gösteremeyecek şekilde paralize olduğundan, ameliyat ekibinin bundan haberi yoktur.

Yönetmen: Joby Harold

Oyuncular: Hayden Christensen, Jessica Alba, Terrence Howard, Lena Olin


Gran Torino- (2008)

Emekli otomobil işçisi Walt Kowalski günlerini evde yaptığı tamirat, bira ve berberine yaptığı aylık ziyaretlerle geçirmektedir. Ölen karısının son arzusu kilisede günahlarını itiraf etmesi yönünde olsa da M-1 piyade tüfeğini temiz ve hazır bulunduran, hayata küsmüş bir Kore Savaşı gazisi olan Walt için itiraf edecek hiçbir şey yoktur ve köpeği Daisy’den başka kimseye içini dökecek kadar güvenmemektedir.

Yönetmen: Clint Eastwood

Oyuncular: Clint Eastwood, Bee Vang, Christopher Carley, Ahney Her


Yes Man- (2008)

Bay Evet

Filmde Jim Carrey, kendi kendine yardım programına yazılan Carl Allen adlı bir adamı canlandırıyor. Söz konusu program tek ve basit bir ilkeye dayanmaktadır: Her şeye “evet” demek. İlk başta, evet gücünü açığa çıkarmak Carl’ın hayatını inanılmaz ve beklenmedik biçimlerde değiştirir, ama çok geçmeden anlar ki hayatını sonsuz olasılıklara açmanın bazı olumsuzlukları da olabilmektedir.

Yönetmen: Peyton Reed

Oyuncular: Jim Carrey, Zooey Deschanel, Bradley Cooper, John Michael Higgins


Crank – (2006)

Chev Chelios güne beklenmedik bir uyandırma telefonuyla başlamak üzeredir. Sersem vaziyette, zorlukla hareket eden, kalp atışları bile yavaşlamış olan Chev, çalan cep telefonunu açtığında, katil düşmanı Ricky Verona’dan uykusu sırasında zehirlendiğini ve sadece bir saat ömrü kaldığını öğrenir.

Yönetmen: Neveldine, Taylor

Oyuncular: Jason Statham, Amy Smart, Carlos Sanz, Jose Pablo Cantillo


The Bucket List – (2007)

Milyoner şirket sahibi Edward Cole (JACK NICHOLSON) ile işçi sınıfına mensup araba tamircisi Carter Chambers’ın (MORGAN FREEMAN) dünyaları apayrıdır. Yolları, bir hastane odasını paylaşmalarıyla kesişir ve iki ortak noktaları olduğunu keşfederler: “Tahtalı köyü boylamadan önce” hayatlarının kalan kısmını hep yapmak istedikleri her şeyi yaparak geçirme arzusu ve kendileriyle farkında olmadıkları bir barışma ihtiyacı. Birlikte, hayatlarının araba seyahatine çıkarlar.

Yönetmen: Rob Reiner

Oyuncular: Jack Nicholson, Morgan Freeman, Sean Hayes, Beverly Todd


Australia- (2008)

Film, 2. Dünya Savaşı öncesinde, kendisine kocasından bir sığır çiftliği miras kalan ve bunun için kuzey Avustralya’ya giden İngiliz aristokratı Lady Sarah Ashley çevresinde gelişiyor. İngiliz sığır baronları, arsasını almak isteyince; kaba sığır sürücüsü ile kerhen de olsa çalışmak zorunda kalır. Çünkü 2000 baş sığırı sadece birkaç ay önce Pearl Harbor baskınının yapıldığı topraklardan yüzlerce mil geçirmek için ona ihtiyacı vardır.

Yönetmen: Baz Luhrmann

Oyuncular: Nicole Kidman, Hugh Jackman, Shea Adams, Eddie Baroo


RocknRolla – (2008)

Bir Rus gangster Londra emlak piyasasında çevirdiği bir dümenle milyonlarca sterlin kazanç sağlar. Bunu göre Londra’nın suç dünyası sakinleri bu servetten kendi paylarını almak için takibe koyulurlar. Bu karakterler içinde rock yıldızları, muhasebeciler ve daha nicesi yer almaktadır.

Yönetmen: Guy Ritchie

Oyuncular: Gerard Butler, Tom Wilkinson, Idris Elba, Thandie Newton


The Devil’s Advocate – (1997)

John(Brad Pitt) ve Jane Smith(Angelina Jolie), renksiz bir evlilik süren sıradan bir şehirli çifttir. Ama her ikisi de diğerinin öğrenmek için cinayet işleyebileceği bir sır gizlemektedir: Mr. and Mrs. Smith, yüksek ücretli, olağanüstü verimlilikte kiralık katildirler ve rakip kurumlar için çalışmaktadırlar.Mr. and Mrs. Smith, birbirlerini öldürmek için kiralandıklarında evliliklerinde yeni bir heyecan kaynağı bulurlar…

Yönetmen: Taylor Hackford

Oyuncular: Keanu Reeves, Al Pacino, Charlize Theron, Jeffrey Jones


Taking Lives – (2004)

Hayatın Benim

JGüzel FBI ajanı Illeana Scott, özellikle çözülemeyen cinayetler konusunda uzmanlaşmış bir analizcidir. Suç araştırması konusunda sıradan yöntemlere güvenmemekte ve kendi yöntemleriyle en zor dosyaları bile çözüme kavuşturmaktadır.Montreal polisi bir seri katilin işlediği cinayetlere engel olamayınca, dışardan birinden, Ajan Scott’tan yardım isterler.

Yönetmen: D.J. Caruso

Oyuncular: Angelina Jolie, Ethan Hawke, Kiefer Sutherland, Gena Rowlands


Black Swan – (2010)

Siyah Kuğu Nina (Portman), New York’ta yaşayan çok yetenekli bir balerindir ve hayatında çoğu balerin için de olduğu gibi dansetmekten başka bir şey yoktur. Eski bir balerin olan ve bu konuda çok hırslı olan annesi Erica (Hershey) ile yaşamaktadır. Oyun yönetmeni Thomas Leroy (Cassel) KUĞU GÖLÜ’nün baş balerini Beth MacIntyre (Ryder) yeni sezonda değiştrimeye karar verir ve ilk tercihi de Nina’dır. Balenin saf ve zarif Beyaz Kuğu ile şehvetin temsilcisi Siyah Kuğuyu aynı anda canlandırabilecek birine ihtiyacı vardır.

Yönetmen: Darren Aronofsky

Oyuncular: Natalie Portman, Mila Kunis, Vincent Cassel, Winona Ryder

Film insanın kendisiyle iç heseplaşmasını iyi anlatmış, “Aslında en büyük düşmanınınız kendiniz”


A Lot Like Love – (2005)

Aşk Gibi Bişey

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez

Yönetmen: Nigel Cole

Oyuncular: Ashton Kutcher, Amanda Peet, Taryn Manning, Aimee Garcia


The Truman Show – (1998)

Truman çok güzel bir adada yaşamaktadır… Fakat bu ada, Truman dışında her şeyin sahte olduğu bir ortamdır ve doğduğu günden itibaren devamlı olarak seyirciler tarafından izlenmiştir. Truman, bunun hiç farkında olmaz, ta ki öldüğünü sandığı babasını görene dek.

Yönetmen: Peter Weir

Oyuncular: Jim Carrey, Ed Harris, Laura Linney, Noah Emmerich

Bir gün kuzene, şöyle bir film olsada izlesek dedim oda bana bu filmin varlığından söz etti, şok oldum.. Neden böyle bi film istiyordum? Çünkü ufakken kendimi filmdeki Jim gibi hissederdim, sanki her yerde kamera var bütün dünya bana oyun oynuyor… Tatlı bir film 🙂


The Golden Compass – (2007)

Altın Pusula

Bizimkine paralel bir dünyada, on iki yaşındaki didişken Lyra ile cini Pantalaimon, bildiğimiz Oxford’dan farklı ama yine de tanınabilen bir Oxford’da yaşar. Bir akşam Lyra’nın amcası Lord Asriel okulu ziyarete gelir. Lyra ile cini, onun hocalarla yaptığı gizli toplantıya kulak misafiri olurlar. Lyra gizlendiği dolapta, Toz, Kuzey’de havada asılı bir şehir ve cinayetle sonuçlanan bir keşif seferi hakkında esrarengiz hikayeler dinler.

Yönetmen: Chris Weitz

Oyuncular: Nicole Kidman, Daniel Craig, Dakota Blue Richards, Ben Walker

Güncel filmleri eklememeye bilhassa özen gösterdim. Güncel filmleri de yeni bir yazı ile paylaşacağım. Şimdiden bilgi toplamaya başladım. İllaki gözümden kaçan filmler olmuştur onlarıda yeni yazıda görebilirsiniz. Ha ben sabırsız insanım diyorsanız buradan güncel imdb favori listeme buradan da imdb izleyeceğim filmler listesine ulaşabilirsiniz..

Film dolu günler diliyorum hepinize…

Hakkında Aykut Günhan

Kontrol et

Toplumsal bir facia “Soma”

Soma’da yaşananlar için kafamda düşünceler dönüp dolanıyor. Bir maden ocağı kazasında yüzlerce vatandaş hayatını, aileleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir